Necatigil’in mektuplar külliyatının altıncı kitabı yayımlandı: Hani Seninle Susar, Yürür ve Susardık.
Necatigil’in mektuplar külliyatının altıncı kitabı olan Hani Seninle Susar, Yürür ve Susardık’ta yakın dostu Tahir Alangu’yla karşılıklı mektupları yer alıyor. 1933-1953 yılları arasında yazılmış mektup-
ların bulunduğu kitapta, Kabataş Lisesi’nin ortaokul bölümünde filizlenen bir gençlik arkadaşlığının, edebiyat odaklı bir dostluğa dönüşmesinin izi sürülebiliyor: Çocukluk hevesleri, ilkgençlik aşkları, maddi sıkıntılar, hayaller, hayal kırıklıkları, öfkeler, isyanlar, okudukları kitaplar, merakla peşine düştükleri yazarlar, ilk şiirler, ilk yazılar, ilk çeviriler ve yıllar içinde Alangu’nun uzmanlık alanı olan masallar... Mektuplaşmaya öğrencilik yıllarında, ayrı düştükleri yaz aylarında başlayan iki arkadaş, 20 yıl boyunca mektup yazmayı sürdürüyor. 1943-1955 arasında askerlik, tayin vb nedenlerle Anadolu’nun farklı kentlerinde görev yapan Alangu’nun İstanbul’a dönmesiyle mektuplaşmalar sona eriyor.
(“Mektuplar Üzerine Birkaç Not” başlıklı giriş bölümünden)
Aralık 2024
Necatigil’in arşivinden örneklerin yer aldığı Necatigil’in Odası adlı web sitesi erişime açıldı.
Site şairin ailesi tarafından yıllardır muhafaza edilen arşivden örnekleri ilgililere sunmak ve edebiyat tarihimize bir not düşmek amacıyla hazırlandı.
1930’lardan başlayıp bugünlere ulaşan belgeler, şiir müsveddeleri, çalışma notları ve kimi objeler içeren Necatigil’in Odası, şairin masasının, çalışma düzeninin ve biyografik ayrıntıların görülebileceği bir sanal müze olarak da değerlendirilebilir.
Sitede farklı kategorilerde verilen örnekleri görmenin yanı sıra kronoloji’den site içinde ilgili yerlere gitmek, arşivin dijitalleştirme sürecine ilişkin kısa belgeseli ve Necatigil’le ilgili video kayıtlarını izlemek ya da bestelenen şiirlerinden örnekler dinlemek mümkün.
Necatigil arşiv sitesinin açılışı vesilesiyle aynı isimde bir de sergi düzenlendi. Necatigil’in kişisel eşyalarından ve siteden örneklerin yer aldığı Museo Moda galerisindeki sergi, 14-18 Aralık 2024 tarihleri arasında ziyarete açıktı.
Ekim 2024
Necatigil’in Anton Çehov’dan çevirdiği Vanya Dayı necatigil adlı oyun, ilk kez yayınlandı.
Behçet Necatigil’in Anton Çehov’dan çevirdiği “Vanya Dayı” adlı oyun, 60 yıl sonra gün ışığına çıkıyor. Necatigil arşivindeki kayıtlarda, Almancadan çevirdiği oyunlar listesinde adı geçmesine rağmen kopyası bulunamayan oyun, yıllar sonra, Başar Başarır’ın Kâmuran Yüce arşivinde yaptığı çalışmayla ortaya çıkarıldı. Yıldız Kenter, bu çeviriyi Kent Oyuncuları tarafından sahnelenmek üzere Necatigil’den istemiş, 1964 yılında çevrilen oyun ancak 1978 yılında sahneye konmuştu.
Necatigil çevirisiyle ilk kez yayınlanan “Vanya Dayı”nın önsözünü Cevat Çapan yazdı.
“Vanya Dayı, Çehov’un olgunluk döneminin öbür oyunları Martı, Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi gibi insan olmanın, günümüz dünyasının gerçeklerini hem sosyolojik hem de psikolojik açıdan anlamanın, sevginin ve nefretin yarattığı çelişkilere karşın çalışmaya ve geleceğe güvenmenin bir belgesi olarak değerlendirilebilir.”
Cevat Çapan
(Arka kapaktan)
Şubat 2023
Necatigil’in mektup kitapları dizisi Şiirinizin Tadına Geç Vardım ile devam ediyor.
Behçet Necatigil’in mektup kitapları dizisi “Şiirinizin Tadına Geç Vardım” ile sürüyor. Edebiyat ve sanat dünyasından onlarca ismin yer aldığı derleme 1940’lı yıllardan itibaren Necatigil’e yazılmış mektupları kapsıyor. Mektuplar Necatigil’in dostluklarının, kendinden önceki ve sonraki kuşaklarla ilişkilerinin yanı sıra dönemin edebiyatçılarının birbirleriyle fikir alışverişlerini, çalışma düzenlerini ve alışkanlıklarını da sergiliyor.
Necatigil’den Erdal Öz’e: “Bir de sanatla uğraşanların dostluğu vardır ki, bunun için yan yana gelmeler gerekmez çok kere. Yazılardan, eserlerden yayılan bir hava çeker birini ötekine, uzaklarda da olunsa. Bizimkisi böyle bir dostluktur. Asıl sağlam dostluklar da mesafeler ötesinde çalışmaları izlemekten, takdir ve bağlılıkları güçlendirmekten doğanlar olsa gerek.”
Oktay Rifat’tan Necatigil’e: “Bugünlerde ben de seni düşünüyordum. Bunaltıcı bir şiir havası içindeyim. Yazıyorum, bozuyorum, bugün beğendiğimi yarın beğenmiyorum. Yaşamın şiir kesilmesi iyi de şiirden öteye geçmemesi bunaltıcı.”
İlhan Berk’ten Necatigil’e: “Ey eski toprağı şiirimizin, günlerimin epeycesini boşa çıkardın, anlatımdan hep kaçıyorsun, hâlâ kıvıramadım seni yazmayı.” Gülten Akın’dan Necatigil’e: “Son günlerde çalıştığım yerdeki bazı zorunlu ilgilerden duyduğum korku, tiksinme yalnız başıma altından kalkabileceğim ağırlığı aşmıştı. Size sığındım.”
(Arka kapaktan)
Şubat 2022
Necatigil’in Sevgilerde adlı seçme şiirler kitabı şairin elinden çıkan baskıya uygun biçimde, yeni bir düzenlemeyle yayınlandı.
Behçet Necatigil’in 1935-1972 yılları arasında yayımladığı şiirlerinden hazırladığı bir ‘seçme şiirler’ kitabı “Sevgilerde”. Şairin 1935-39 yılları arasında dergilerde kalmış ilk şiirleriyle “Kapalı Çarşı”, “Çevre”, “Evler”, “Eski Toprak”, “Arada”, “Dar Çağ”, “Yaz Dönemi”, “Divançe”, “İki Başına Yürümek”, “En/Cam” ve “Zebra” kitaplarından seçilmiş şiirleri kapsıyor.
İlk baskısı, şair hayattayken, 1976’da yapılan kitap, Doğan Hızlan’ın “Türk Şiirinin ‘Saklı Su’yu: Behçet Necatigil” yazısıyla açılıyor.
“Sevgilerde” yıllar sonra, şairin elinden çıkan baskıya uygun biçimde, yeni bir düzenlemeyle ve yine Necatigil’in arşivinden hazırladığı bibliyografyayla birlikte okuruyla buluşuyor. (Yapı Kredi Yayınları tanıtım metninden)
(Arka kapaktan)
Ocak 2022
Necatigil’in mektup kitapları dizisine yeni bir ekleme: Tercümemi Nasıl Buldunuz?
“Tercümemi Nasıl Buldunuz?” adıyla yayımlanan kitap, edebiyat tarihi açısından özel bir derleme. Behçet Necatigil’in Alman akademisyenler Otto Spies, Annemarie Schimmel, Horst Wilfrid Brands ve Avusturyalı Türkolog Andreas Tietze’yle 1940’lı yıllarda başlayıp 1970’lerin ortasına dek süren mektuplaşmaları bu isimlerin edebiyat dünyalarına ışık tutarken, zamanla gelişen dostluklara da tanıklık ediyor.
Mektuplarda ülkeler ve kültürler arasında sağlam köprüler kurmuş ve olanakları ölçüsünde adeta birer “edebiyat ajanı” gibi çalışmış değerli insanların tutkulu çabalarını görüyoruz.
Serenad Demirhan’ın yayına hazırladığı “Tercümemi Nasıl Buldunuz?” dersler çıkarılacak bir kaynak niteliğinde.
Kitaptan bazı pasajlar: Necatigil’den Tietze’ye: “Müktesebatımı aşan bazı güçlüklere rastlayacağım tabiîdir. Onları iznin olursa bir kâğıda toplar, bir mektupla sana sorarım. Görüyorsun ya, deniz aşırı ülkelerde bile benim gibi bir sırnaşıktan kurtulamayacaksın.”
Tietze’den Necatigil’e: “Şimdilik İstanbul’da sana rica edecek angaryam yok, fakat ihtimal, istediğinden çok bulunacaktır daha sonraları.”
Schimmel’den Necatigil’e: “Umarım siz de sevincime katılırsınız. Bugün Doğu şiiri üzerine olan dersimi sizden ve Cahit Külebi’den şiirlerle bitirdim, ‘Nebel/Duman’ ve ‘Wind/Rüzgâr’la. Dersin zirvesi ‘Nebel’ oldu –hem Şarkiyatçılık konusunda ön eğitim alan dinleyicilerin hem de yeni başlayan öğrencilerin ortak görüşü.”
Necatigil’den Schimmel’e: “Hele ‘Duman’ın geniş bir alâka topladığı haberi karşısında sanat uğruna bugüne kadar harcadığım emeklerin en büyük, en aziz mükâfatını almış gibi oldum. Denizler, mesafeler aşırı bir yerde bir şiirimin yankılar yarattığını, benim onu yazarken hissettiğim hâlin uzak gönüllere de aşılandığını duymak; ne bahtiyarlık!” (Yapı Kredi Yayınları tanıtım metninden)
Aralık 2019
Necatigil Şiir Ödülü’nün 40. yıl töreni, şairin ölüm yıldönümü olan 13 Aralık 2019 akşamı Beyoğlu’nda, Yapı Kredi Kültür Sanat binasında yapıldı. Necatigil’in torunlarından bir müzik dinletisiyle başlayan törende “Necatigil Şiir Ödülü’nün 40 Yıllık Yolculuğu: Önce Şiir” belgeseli izlendi. Ardından seçici kurul üyelerinden Turgay Fişekçi, “40. Yıl Onur Ödülü”ne değer bulunan Şavkar Altınel hakkında bir konuşma yaptı. Rahatsızlığı nedeniyle törene katılamayan Şavkar Altınel adına ödülü alan Roni Marguiles, Şavkar Altınel’in hazırladığı konuşma metnini okudu. Törenin sonunda Necatigil ailesi bir açıklama yaparak ödüle bir süreliğine ara verildiğini duyurdu.
- Torunlarının besteleri ve yorumlarıyla Necatigil şiirleri / Müzik dinletisi
- Belgesel: “Necatigil Şiir Ödülü’nün 40 Yıllık Yolculuğu: Önce Şiir”
- Seçici kurul üyesi Turgay Fişekçi’nin konuşması
- Aile adına Ayşe Sarısayın’ın kapanış konuşması
Kasım 2019
Necatigil’in kasideleri yayımlandı!
Geçemez huylu huyundan ve Necâtî-i Behçet
Bir kısık ezgi arar fanfar u boru yerine
“Dost Meclislerinde Kasideler”, Necatigil arşivinde bulunan kendi yazdığı kaside ve gazellerin çevresinde oluştu. Her şiir bir anıya, bir fotoğraf albümüne uzanıyor. Çay partisi, piknik, yılbaşı, mezuniyet, misafirlik, ödül, doğum, emeklilik, uğurlama gibi teşekkür ve tebrik günlerini Necatigil şiirle taçlandırarak bir geleneği sürdürürken kızı Ayşe Sarısayın da bu şiirlerin hikâyelerini anılarına, tanıklıklara dayanarak, kitaplardan yararlanarak anlatıyor. Behçet Necatigil’in günlük hayatındaki incelikleri, dostlarıyla ilişkilerini gösteren benzersiz bir anı kitabı “Dost Meclislerinde Kasideler” – Arka kapaktan.
Divan şiiri alanında zengin bir birikime sahip olan Necatigil’in gerek öğretmenlik mesleği gerekse edebiyatçı kimliği nedeniyle yakın çevresinde yer alan, yaşamının belli dönemlerinde ilişkide olduğu kişilerin adları geçiyor bu şiirlerde. Üniversite öğrenciliğinden öğretmenliğine, 1940’ların Zonguldak ortamından İstanbul’da görev yaptığı Kabataş Lisesi’ne ve Çapa Eğitim Enstitüsü’ne, emeklilik yılla- rına uzanan 40 yıl boyunca Elit Kahvesi’nden Yapı Endüstri Merkezi Kitabevi’ne, Küçüksu’dan edebiyatçı evlerine onlarca farklı mekân, Ziya Osman Saba’dan Melih Cevdet Anday’a, Yaşar Nabi Nayır’dan İlhan Berk’e, Salâh Birsel’den Hilmi Yavuz’a, Fethi Naci’den Demirtaş Ceyhun’a onlarca isim... Her bir isim tipik özellikleriyle, o sıralarda yaptıkları çalışmalarla, kitaplarıyla, hatta sosyal hayatlarındaki değişikliklerle anılıyor; bir ödül de vesile olabiliyor kasidenin yazılmasına, yeni bir kitap, jübile ya da emeklilik de... Doğumlar, nikâhlar, vedalar ya da yıldönümleri, bir araya gelmeye fırsat yaratan pek çok olay... -Önsözden