Ödül Törenlerinden

2003

 

Ali Hikmet: Şeytan Uçurtması (Can Yayınları)

“2003 Behçet Necatigil Şiir Ödülü”, ‘Şeytan Uçurtması’ adlı kitabıyla Ali Hikmet’e verildi. Adalet Ağaoğlu, Füsun Akatlı, Prof. Dr. Cevat Çapan, Doğan Hızlan, Mehmet H. Doğan ve Prof. Dr. Tahsin Yücel’den oluşan juri, Şeytan Uçurtması’nı ödüle değer buldu.
Hilmi Yavuz, kurulda olmasına rağmen oylamaya katılmadı. İlk kitabı ‘Küf’le, edebiyat çevrelerinin dikkatini çeken Ali Hikmet’in ‘Şeytan Uçurtması’ adlı kitabı geçtiğimiz yıl Can Yayınları’ndan çıkmıştı. ‘Şeytan Uçurtması’ ile imge dünyasını zenginleştiren, şiirinin gövdesini daha da sağlamlaştıran Ali Hikmet, ‘Çocukluğun, yalnızlığın ve yağmurun içine işlediği dizeleriyle adeta iç–Odysseia’da kendi izini kovalıyor.’ Hilmi Yavuz’a göre, Ali Hikmet’in “Şeytan Uçurtması’nda, tıpkı ‘Küf’te olduğu gibi, ağır bir hüzün havası var. Belki de buna ‘hüzün’ değil, ‘melal’ demek daha doğru olur!” (1)

       “Adıma aldırmayanlar zor alırlar bu yolu” diye yazmış Necatigil. Sen işte Ali Hikmet, 32 yıl önce senin pusetini o en sevdiğin bahçede iten kişinin adına ve adımlarına aldıra aldıra geleceğini bilebilir miydin bu noktaya.
Bir tek onun değil elbet, sana onları tanıştıran baban Hilmi Yavuz’un, Edip Cansever’in, Oktay Rifat’ın, ve adlarını saymakla seni dinleyenlerin zamanını almak istemediğin onlarca usta şairin adımlarıydı bunlar. Ama geldiğin nokta işte öyle çetrefil ki, tökezlememek, beş nefes alıp bir laf etmek gerek. Oysa bu ödülü aldıktan sonra senden bir konuşma beklendiğini öğrendiğinde ödülü aldığına şaşırdığın gibi şaşırıp acemi telaşıyla şu satırları yazdın:
- “Bu çok büyük bir sorumluluk” diye elli değil beşyüz kere de yazsam kara tahtaya, yine de bu sorumluluğun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamaya ömrüm yetmeyebilir. O halde öncelikle tüm jüri üyelerine beni böylesi bir sorumluluğu kaldırabilecek nitelikte ve yetenekte gördükleri için teşekkür etmeliyim. Sadece yazdıklarıyla var olmak isteyen biri için bu ödülün bir takım sorgulamalara karşılık verme, içinde bulunduğu topluma karşı çok ciddi sorumluluklar içerdiğinin bilincindeyim. Söz uçar, yazı kalır. Lakin… özellikle her şeyin magazinleştiği, kimin ne yaptığından, ne yazdığından çok ne giydiğinin, kim olduğunun toplumun ilgi odağına yerleştirildiği bir ortamda, işimizin ciddiyetini bir kez daha hatırlayarak…(2)

            Ali Hikmet

(1) Zaman, 9 Nisan 2003
(2) Ali Hikmet’in ödül töreninde yaptığı konuşmadan