Anma Günlerinden

"Bir Usta, Bir Dünya: Behçet Necatigil" 21 Aralık 1993-11 Şubat 1994

Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi'nde Behçet Necatigil

Yapı Kredi, kütüphane sergilerine "Bir Usta Bir Dünya: Behçet Necatigil" ile başlıyor. 11 Şubat gününe kadar açık kalacak sergide Behçet Necatigil'in kendi el yazısıyla şiir eskizleri, fotoğrafları, özel eşyaları yer alacak. Sermet Çifter Kütüphanesi, okuyucu hizmetlerinin yanısıra iki ayda bir "Bir Usta Bir Dünya" başlıklı sergileriyle de kitapseverlerin hizmetinde olacak.

Kaynak: Cumhuriyet, 26 Aralık 1993

'Bir Usta Bir Dünya: Behçet Necatigil' başlıklı arşiv sergisi 11 şubata dek Sermet Çifter Kütüphanesi'nde

Ne yazarsa gönlünü koyup yazardı

Yapı Kredi'nin 50. kuruluş yıldönümü kültür etkinlikleri çerçevesinde başlattığı "arşiv sergileri"nin ilki, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin büyük ustası Behçet Necatigil'e ayrıldı. Sermet Çifter Kütüphanesi'nde 11 şubata dek süren "Bir Usta Bir Dünya: Behçet Necatigil" başlıklı sergi, yazı ve çalışma eşyası ile fotoğraflar ve belgeler aracılığıyla ünlü şairin yaşamına ışık tutuyor. "Kapalı Çarşı", "Eski Toprak", "Yaz Dönemi", "İki Başına Yürümek", "Söyleriz", "Divançe" gibi şiir kitaplarının yanı sıra radyo oyunları, "Edebiyatımızda İsimler" ve "Edebiyatımızda Yapıtlar" gibi sözlükler ve Rilke, Remarque, Hesse, Çehov, Zweig, Mann, Hamsun gibi yazarlardan yaptığı titiz çevirilerle Türk edebiyatında kendine saygın bir yer edinen Behçet Necatigil, Haldun Taner'e göre hep "Olağanüstü bir özdeşleşme ve sevecenlikle yöneldiği, küçük insanların evlerine, sevgilerine, düşlerine, düş kırıklıklarına, minüskül dünyalarının mutluluk ve mutsuzluklarına olduğu gibi, kendi kendine sorduğu ve cevabını aradığı yaşam, ölüm, yalnızlık, tedirginlik ve çeşitli kuşkular üzerine ne yazmışsa hep ince, dikkatli, insan sıcaklığı ile, hep Ben'den yakın bulduğu Sen'i sevgisiyle kavrayan içtenliği ile yazmıştır."… Haldun Taner, Necatigil'in Türk şiirinin bir başka büyük ismi Fazıl Hüsnü'nün deyimiyle "İçimizden dışımızdan zalimce, zalimane geçen zaman"la yarışa çıkacağını yazmıştı: "O sevimli dalgın gözleri, o ağzından eksik etmediği sigarası ile şu geçici hayatın en büyük ve en verimli oyalantısını elindeki kalemle öbür avucuyla altlık sağladığı bir kağıda ya da bir sigara paketi arkasına hep bir şeyler karalamak, hep bir şeyler karalamakta bulmuştu… Evinde yazardı, okulunda yazardı, otobüste yazardı, gece yolda sokak fenerinin altında durup yazdığına bile tanık olmuştum. Ne yazarsa gönlünü koyup yazardı." Cahit Külebi ise, Necatigil'in özgün kişiliği üzerinde durmuştu: "Bu kişilik hemen bütün şiirlerinde yansıdı. Konuşması gibi, kırık dökük, fakat sağlam temellere dayanan bir yapı. Alçakgönüllü, içe dönük, kendisiyle de, başkalarıyla da bir bakıma alay eden acı bir dünya görüşü…" Çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği de yapan Behçet Necatigil'in eğitimciliğini de şöyle anlatır Haldun Taner: "Hocalığının başarı kaynağında da önce büyük bir sevgi yatardı. İşini yani edebiyatı çok ciddiye, en ciddiye – aslında da öyle değil midir ya? – alması, çok ama çok sevmesi, bu konuda ödün dinlememesi ve bu konuyu kendinden bir kuşak daha gençlere geçirirken, onları da yine evlatları gibi sevmesiydi. Çocuklarına bu büyük sevgidir ki onu hocalığında böylesine sevimli, böylesine cömert yapıyordu. 'Behçet Hoca' sözü onların ağzında sade kuru bir tanım olmaktan çıkıp bir saygı ve sevgi tınısı ile vurgulanıyorsa işte bundandır." Necatigil'in 'Sevgilerde' şiirinden bir bölümle bitirelim: 'Siz geniş zamanlar umuyordunuz Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek Yılların telaşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi.'

Kaynak: Cumhuriyet, 6 Ocak 1994